Böyle yeni defter alırsın da heyecanla yazı yazmak istersin ya, işte tam o durumdayım. İlk sayfaya ne yazılır, hep tıkanıp kalırım. Oysaki ilkler çok önemli değil midir bizler için. Kimi zaman ilkler; pişmanlığımız kimi zaman hayatımız kimi zaman vazgeçişimiz kimi zamanda sonumuz… Ben boş boş konuşmaktansa boş boş düşünen ve yazmayı tercih eden masum bir köylüyüm. Bu bloğu da boş boş yazmak ve boş boş düşüncelerimi aktarmak için açtım. Belki yarım bırakacağım belki de hevesle başladığım bu bloğu kapatacağım ama bu yazma isteğimi azaltacak mı?
-Hayır
Yalnızlığımla otururken yazsam güzel olmaz mı hem kafamı rahatlatsam hem de ruhumun özlediği kelimeleri yazıya döksem oh mis, neyse… Bakalım bu hesap bana ne kazandıracak ve ne kadar dayanabilecek. Umarım yazdığım her sözcük altın değerinde olur. Umarım her şey güzel olur da yaşıyormuş gibi gözükmem artık. (Ha ha ha ha bir kilo hüzün)
NOT: Buraya yazdığım her şey hayal ürünüdür. Ürün yerleştirmesi yoktur. Buraya gerek mizahi gerek hüzünlü gerekse gereksiz şeyler yazılacaktır. Fazla kasmaya lüzum yok diye düşünüyorum. Çünkü belki bir hafta belki bir yıl sonra yazdıklarım gidecektir ama ebedi olan benim saçmalama isteğimdir diyor herkesi sevgiyle selamlıyorum.
(Blog yazmada oldukça yeniyim. Daha doğrusu hiçbir şey bilmiyorum. Yayınlamak için de 1250 karakter olmasına da ayrıca çok takıldım 🙂 Çünkü bazen insan tek kelime ile de istediğini anlatabilir…)