Ferîdûddin Attâr, İranlı Alevî-Türkmen şeyhi ve derviş bir şair. Hekim ve eczacı olmasından dolayı Attâr olarak anlır. Tasavvufta âdeta ayrı bir mezhebi temsil edişi, kendisine hakli bir şöhret kazandırmıştır. Zaten şunu da söylemek gerekir ki o devirde tasavvufun yayılmasındaki en büyük etkenlerden biriside insanları canından bezdiren Mogal istilasının meydana getirdiği iktisadi burhan, bunun meydana getirdiği düzensizlik ve halkın ıstırabıdır. Hz. Mevlâna olmak üzere birçok tasavvuf yazarlarına ilham kaynağı olmuştur.
Mevlâna, Attâr hakkında:
‘Attâr, aşkın yedi şehrinde gezdi de Biz henüz bir sokağının dönemecindeyiz ‘
diyecek kadar büyük bir saygı göstermiştir.
Feridüddin Attâr, İlahiname de yirmi iki makaleye yer vermektedir. Yaratanı, Peygamber’i, ilk dört halifeyi övüşten sonra asıl başlangıca gelir yazar. Kitap, bir halifenin altı oğluna verdiği öğütlerle başlar ve on iki makale bu öğütlerden oluşur. Attâr her makalede fikirlerini çeşitli hikâylerle anlatır, hikâyalerden sonrada kendi fikrini beyan eder. İllahiname’nin sonlarında da kanaatini , kimseye boyun eğmediğini bildirir.
1. Makale: Acıyan ve yarlıgayan yaratanın adıyla
“ Bir Allah’tır, zatına zeval yok. Akıl onu övmede sağırdır, dilsizdir” diyerek yaratanı övgüyle başlar Attâr ‘İlâhiname’ ye ve “ ebedî olan sensin, ben değilim. Ben kalmam, sonunda sen kalırsın yine” sözleri ile yaratanın yüceliği karşısında, kendi acizliğini orta koymuştur birinci makalenin sonunda.
2. Makele: Yaratan rahmet etsin, esenlik versin, Peygamberler Ulusunu övüş
“ Keyfiyete sığmaz, büyükler büyüğü yaratıcı Allah’ın sevgilisidir. Cüzülerin padişah ve başbuğdur, küllün içinde de” en güzel övgülerle Peygambere seslenir ve “ güzelliğin âleme bir ışıktır saldı, insanın gönlünde bir coşkunluktur kopardı” sözleri ile sevdasını dile getirir Feridüddun Attâr.
3. Makale: Yaratan rahm⁵et etsin, esenlik versin, Peygamber’in Miracı
“ Bir gece sürünerek Cebrail kapısına geldi, ey âlemin en ulusu dedi, hadi hazırlan. Bu karanlık yurttan kalk, geçiver. Rabbinin saltanatı yurduna sefer et.” Miraç hakikatini şiirsi bir dille kelimere dökmüştür tasavvufun usta yazarı.
4. Makale: Yaratan razı olsun, Sıddıyk’ın Ululugu
“ Ebu-Bekr bu işe girişir girişmez bütün cihanın ecri ona açıldı. Üstünlükten hiç bahsetmez, beni siz halife yaptınız, dillerseniz vaz geçin sözünden başka bir şey söylemezdi. Doğrulana demirin bile inandığı bir kimseye düşman olanın neden gönlü demire döner, katılaşır?” Attâr bu sözleri ile bir dostun hâl dilini sözlere dökmüştür.
5. Makale: Yaratan razı olsun, Faruk’un Ululuğu
“ Gönlü adalete uzlaşınca iki âlem de adaletinden coştu, dalgalandı. Peygamber ona gözüm demiştir. Bu ne yüce kadir! Cennet mumu da demiştir, ne yüce er! Körlerden değilsen aklını başına al; böyle göze, böyle dile kulak ver.” Peygamberin övgüleri Ömer’in adaletinedir. Adalet Peygamber’in gözüdür, adalet ile seyreylemeli bütün âlemi o zaman Muhammedî olursun.
6. Makale: Yaratan razı olsun, Zin-nûreyn’in Ululugu
“ Gönlü bilgiden meydana gelmiş bir büyük denizdi. Bedeni bilimden yapılan oturaklı bir dağdı. Hakikatte Kur’an ‘ı onun gönlüydü. O gönül alemin bütün sırlarına sahipti. Kur ‘an, daima onun sevgilisiydi, gözünün önündeydi. Daima işi gücü Kur ‘an ‘kaydı.” Hakikat-i nuru kendine yol eden, dost eden iffet abidesini kendine yakışan bir aşkla anlatmış Feridüddin Attâr.
7. Makale: Yaratan razı olsun, Murtaza’nın Ululuğu
“ Dünya doğudan batıya dek imamla dolsa Emîrü’l Mü’mimîn Haydar bize yeter. Bilgisi bir deniz olsaydı şu yeşil umman, o deryaya bir katre olurdu ancak. Hiç kimsenin minnetine katlanamaz, bir Yadudi’ye amelelik eder çalışırdı.” Bir imam ki bütün imamlar onun feyzinden şereflenir.